PSG’den Bayern’e Tarihi Darbe: 9 Gollü Şampiyonlar Ligi Yarı Finali Futbol Tarihine Geçti


 Max Eberl’in sözleri delilik sınırında gibi görünebilir; ancak bu ifade, bugünkü Bayern Münih takımını anlatmak için belki de en doğru cümleydi.

Paris Saint-Germain, Bayern Münih karşısında 5-4’lük tarihi bir galibiyete imza attı. Bu sonuçla birlikte Alman devi, rövanşta daha fazla gol atmak zorunda kalacak ve mevcut hücum gücü göz önüne alındığında bu pek de imkânsız görünmüyor.

Maç öncesinde tribünlerde sergilenen koreografide, Napolyon’un Prusya’ya karşı kazandığı zaferleri betimleyen dev tablolar yer aldı. PSG taraftarları, bu Şampiyonlar Ligi yarı finaline ne denli büyük anlam yüklediklerini daha ilk andan gözler önüne serdi.

Sahada ise adeta futbol tarihine geçecek bir mücadele yaşandı. Parc des Princes’te oynanan bu 5-4’lük karşılaşma, Şampiyonlar Ligi yarı final tarihinin en gollü maçı olarak kayıtlara geçti. İngiliz basını bu mücadeleyi “yüzyılın maçı” olarak nitelendirirken, İspanyol medyası “futbol şaheseri”, Fransız basını ise “eşsiz bir gösteri” ifadelerini kullandı.

PSG Teknik Direktörü Luis Enrique ise karşılaşmayı tek cümleyle özetledi:
“Bu, teknik direktörlük kariyerimde yaşadığım en iyi maçtı.”

Karşılaşmaya hızlı başlayan Bayern Münih 1-0 öne geçti. Ancak ardından geri düşen Alman ekibi, skoru 2-2’ye getirmeyi başardı. Buna rağmen ikinci yarının başında 5-2 geriye düşmeleri büyük bir kırılma anıydı. Joshua Kimmich maç sonrası yaptığı açıklamada, “Bu durumda sakin kalmak ve geri dönmek gerçekten inanılmaz. Önceki yıllarda bu noktada dağılırdık,” ifadelerini kullandı.

Bayern Münih, bu sezon özellikle mental dayanıklılığıyla dikkat çekiyor. Michael Olise, Harry Kane ve Luis Diaz’dan oluşan hücum hattı, modern futbolun en tehlikeli üçlülerinden biri haline geldi. “OKD” olarak adlandırılan bu üçlü, Barcelona’nın efsanevi “MSN” ve Real Madrid’in “BBC” hücum hatlarını hatırlatıyor.

Sezonun kritik döneminde de performanslarını sürdüren OKD üçlüsü, Real Madrid’e karşı oynanan çeyrek final rövanşında olduğu gibi bu maçta da sahneye çıktı. Üç oyuncu birlikte sezon genelinde 100 gole ulaşarak büyük bir başarıya imza attı. Bu alanda en yakın rakipleri olan Mbappé, Vinícius Júnior ve Valverde üçlüsü ise 69 golde kaldı.

Ancak Bayern’in hücum gücü kadar savunmadaki zaafları da dikkat çekiyor. Bir maçta dört gol atıp yine de mağlup olmak, savunma hattındaki kırılganlığın en net göstergesi oldu. Son 15 maçta yalnızca üç kez gol yemeyen Bayern, yedi maçta kalesinde en az iki gol gördü.

Vincent Kompany yönetiminde yüksek pres ve adam adama savunma anlayışı benimseyen Bayern, bu agresif sistemin bedelini zaman zaman ağır ödüyor. Paris’te yaşananlar bunun en çarpıcı örneğiydi. PSG, sadece 1.91 gol beklentisi (xG) üretmesine rağmen beş isabetli şutun tamamını gole çevirerek Manuel Neuer’i çaresiz bıraktı.

Bu karşılaşma, 2010 yılından bu yana Şampiyonlar Ligi eleme turlarında bir kalecinin kurtarış yapamadan beş gol yediği ilk maç olarak da tarihe geçti.

Ayrıca Bayern’in duran toplardaki zaafı da bir kez daha gün yüzüne çıktı. Sezon boyunca süregelen bu sorun, duran top antrenörü Aaron Danks’ın geçici sorumluluğuna rağmen çözülebilmiş değil.

Tüm bu gelişmeler ışığında rövanş karşılaşması, futbolseverler için şimdiden büyük bir heyecan vaat ediyor. Bayern’in hücum gücü mü yoksa PSG’nin bitiriciliği mi ağır basacak? Cevap, futbol tarihine geçmeye aday bir başka mücadelede belli olacak.

Yorumlar